Ana Sayfa Mekan Boğazda bir Asyalı

Boğazda bir Asyalı

BOĞAZIN EN GENÇ OTELİ SHANGRİ-LA… İSTANBUL’DAKİ İLK VE TEK ASYA OTELİ OLMA ÖZELLİĞİNİ TAŞIYOR. ÇİN’DEN İSTANBUL’A GELEN GENEL MÜDÜR PHILIPPE KRONBERG, OTELİN UZAK DOĞU ATMOSFERİNİ İSTANBUL’UN TARİHİ VE KÜLTÜREL DOKUSUYLA BULUŞTURDUĞUNU SÖYLÜYOR…

Shangri-La Bosphorus, istanbul’un en genç otellerinden. Beşiktaş’ta yer alıyor ve Shangri La Genel Müdürü Philippe Kronberg’in anlatımıyla büyülü Uzak Doğu atmosferini İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusuyla buluşturan özel bir hizmet sunuyor. Şehirdeki ilk ve tek Asyalı otel olma özelliğini taşıyor ve Çin restoranı Shang Palace ile de öne çıkıyor… Peki başka hangi konularda iddialı? İki yıl Çin’in Fuzhou şehrinde çalıştıktan sonra dört ay önce İstanbul’a gelen Philippe Kronberg anlatıyor…
Bize Shangri-La oteller zinciri hakkında bilgi verir misiniz?
Shangri-La Hotels & Resorts’un merkezi Hong Kong’da bulunuyor. Asya-Pasifik bölgesinin en önemli otel zinciri olarak kabul edilen Shangri-La’nın hikayesi, 1971 yılında Singapur’da açılan ilk delüks otel ile başlıyor. Shangri-La Hotels and Resorts, Paris’in ardından Avrupa’daki ikinci oteli olan Shangri-La Bosphorus’u, Istanbul’dan sonra da Londra’da üçüncü Avrupa otelini açtı.

Dünyanın hangi şehirlerinde varsınız?
Shangri-La Hotels and Resorts; Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Endonezya, Fiji, Filipinler, Fransa, Hong Kong, Hindistan, Japonya, Kanada, Malezya, Maldivler, Oman, Singapur, Tayvan, Tayland ve Umman Sultanlığı’nda, Shangri-La, Kerry ve Traders markaları altında yakşalık 75 farklı şehirde toplam 78 oteli ve 30 binden fazla yatak kapasitesi ile hizmet sunuyor.

Oteliniz farklı kılan nedir?
Shangri-La Bosphorus, Istanbul, lüks otel segmentinde İstanbul’un tarihi miraslarından biri olup, şehrin en yeni oteli. Merkezi lokasyonuyla şehirde her yere kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Otelden çıkıp yürüyerek tarihi güzelliklere, alışveriş noktalarına, farklı restoran ve kafelere, kısacası şehrin yaşayan her alanını kolaylıkla deneyimleyebiliyorsunuz. Otelimizin İstanbul Boğazı’nın hemen yanında olması en paha biçilemez özelliklerinden biri. İstanbul’da otelde konaklayıp boğaza bu kadar yakın olabileceğiniz bir alternatif daha yok. Ayrıca otelimiz İstanbul’daki ilk ve tek Asya oteli. Misafirlerimize, Uzak Doğu atmosferini İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusuyla buluşturan özel bir hizmet sunuyoruz. Shangri-La Bosphorus, Istanbul özellikle iki imza markası ile öne çıkıyor; şehrin en iyi Çin restoranı Shang Palace ve Shangri-La markası olan CHI, The Spa. Uzak Doğu lezzet ve dokunuşlarını en etnik ve geleneksel şekilde misafirlerimize sunmaya devam ediyoruz.

Bu bina hakkında bilgi verir misiniz?
Mimar Victor Adaman tarafından 1929 yılında inşa edilen, 75 yıl boyunca hizmet verdikten sonra mülkiyeti değişen ve Tütün Deposu olarak kullanılan bina, aslına uygun olarak yeniden inşa edildi ve Uzak Doğu’nun ihtişamıyla yükselen Shangri-La Bosphorus, Istanbul olarak kapılarını 2013 yılında açtı. İstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahip olan Shangri-La Bosphorus, Istanbul’da, büyüklükleri 42 ila 60 metrekare arasında değişen 169 deluxe oda ve 80 metrekareden başlayan 17’si süit olmak üzere toplam 186 oda bulunuyor. Asya mimarisinin yalın ve sofistike çizgilerinin modernize edildiği dekorasyon detayları ile dikkat çeken odalarımızda konfor ve sade renklerin sağladığı huzuru bir arada sunuyoruz. Misafirlerimize teknolojik donanımın en üst sevisinde hizmet verirken, Asya’nın geleneksel ritüellerini de yaşatıyoruz. Shangri-La “hoş geldiniz” çayı ikramı, günlük olarak yenilenen meyve ikramları, eşsiz kahve deneyimi yaşatan kahve makinesi ve dünyaca ünlü Bvlgari marka banyo ürünlerinin yer aldığı, yerden ısıtmalı keyifli banyolarının yanı sıra muhteşem boğaza en yakın odalarımızla ile öne çıkıyoruz.

Shangri-La’nın iddiasının altında yatan yönetim felsefesi nedir?
Shangri-La olarak vizyonumuz, misafirlerimiz, çalışanlarımız, yatırımcılarımız ve iş ortaklarımız için her zaman ilk seçenek olmaktır. Shangri-La misafirperverliği kalpten gelen hizmet felsefesi üzerine kurulmuştur. Misafirlerimizi aldıkları her bir hizmet ve serviste, onlara kendilerini özel hissettirmek ve deneyimlerini unutulmaz kılmak bizim için çok önemlidir. Bu noktada verdiğimiz hizmetin, samimi, sıcak ve kalpten olması Shangri-La markasının başarısını daimi kılmaktadır.

Otelimizde 250’den fazla çalışanımız var. Misafirlerimizle direk temas halinde olan ekibimiz misafilerimizle olan iletişimi her zaman canlı ve aktif tutar. Misafirlerin yalnızca istek ve taleplerini karşılamakla kalmaz, olası tercihlerini önceden belirler ve onlara unutamayacakları bir hizmet sunarlar. Bizim için anları unutulmaz anılara dönüştürmek çok önemlidir. Her bir ekip arkadaşımız tüm misafirlerimize bu servis anlayışıyla hizmet verir ve misafirlerimizin yeniden otelimizi ziyaret etmesini sağlarlar. Ekibimizin misafirlerimize sağladığı konfor ve rahatlığın yanında, kendi içinde de uyumlu olması çok önemlidir. Takım ruhu ve takım çalışmasının altından kalkamayacağı zorluk yoktur. Shangri-La Bopshorus, Istanbul ekibinin en büyük motivasyonu bu takım ruhundan gelmektedir.

Otelin mutfağıyla ilgili bilgi verir misiniz? En çok tercih edilen yemekleriniz hangileri?

Otelimizde iki farklı restoran bulunuyor. Lobby katında boğazın eşsiz manzarasına sahip, IST TOO misafirlerine Türk, Akdeniz, Güney Doğu Asya ve Japon mutfağını sunuyor. Shang Palace ise Uzak Doğu’yu yansıtan atmosferi ile Çin’in Kanton bölgesine ait unutulmaz lezzetleri ile öne çıkıyor. Shang Palace’ın İstanbul’daki en iyi Çin restoranı olduğu konusunda iddaamız oldukça büyük. Shang Palace’ın mutfağını deneyimleyen misafirlerimizin geri bildirimleri bu iddiamızı doğruluyor.

Misafirlerimize tüm gün hizmet veren ana restoranımız IST TOO’nun menüsü her üç ayda bir mevsim sebze ve meyvelerine göre değişiyor. Ödüllü Fransız Şefimiz Olivier Pistre, mevsim özelliklerine göre yeniliyor. Chef Olivier menüsünde Türk mutfağından, Akdeniz dokunuşlarına, Asya ve Japon kültürünün farklı lezzetlerini yorumlarıyla misafirlerimize sunuyor. Ayrıca vejetaryan ve vegan seçeneklerin de bulunduğu geniş menüde misafirlerimizin en çok tercih ettiği yemeklerden biri Malezya usulü hazırlanmış erişte, “Char Kway Teow”.

Shang Palace’da ise tümü Uzak Doğulu olan mutfak ekibimiz, Kanton mutfağının lezzetlerini geleneksel pişirme teknikleri ile misafirlerimize sunuyor. Farklı Dim Sum seçenekleri misafirlerimizin en çok tercih ettiği Çin lezzetlerinden biri olarak yer alıyor. Shang Palace’da misafirlerimiz Yiyebildiğin Kadar Dim Sum menüsü ile kendilerine sınırsız bir yemek şöleni yaşatıyorlar.

Peki biraz da sizi tanıyabilir miyiz?

Fransa’da doğdum ve sekiz sene Avustralya’da yaşadım. Farklı kültürlerde büyüme olanağına sahip olmak, ilerleyen yaşlarda yeni kültürlere olan merakınızı daha da arttırıyor. Sanırım tam da bu sebepten dolayı otelcilik mesleğini seçtim ve bu sayede dünyanın farklı ülkelerinde çalışma ve kültürlerini tanıma imkanı buldum. Fransa, İsviçre, İngiltere, Avustralya, Japonya, Tayland ve Çin’in farklı şehirlerinde otelllerde çalıştım. Ve en son yaklaşık dört ay önce Türkiye’ye geldim. İstanbul inanılmaz bir şehir. Her gün yeni bir sırrını keşfeder gibi yaşıyorum. İstanbul’a geldiğimden beri görebildiğim kadarıyla, bu şehre hayran oldum.
Hayatta en önem verdiğim şey çocuklarım. Onlarla vakit geçirmek, seyahat etmek benim için çok kıymetli. Seyahat etmek ve spor yapmak hayatımın diğer vazgeçilmezleri. Tüm bunları en çok da paylaşırken mutlu oluyorum. Seyahat etmek demek, çocuklarımla, ailemle, sevdiklerimle birlikte olmak demek. Çünkü paylaştıkça sevginin arttığına inanan biriyim.
Uluslararası otelcilik benim işimden çok hayat tarzım. Bu hayat benim için bir tutku ve bunun keyfini çıkarıyorum. Yeni keşiflerin peşinden gidiyorum.

Başarı sizin için ne anlama geliyor?

Mutlu olmak için yaşıyorum. Mutluluk hem özel hayatta hem iş hayatında olmalı. Birinin eksikliği diğerini de etkiliyor. Örneğin bugüne kadar hayatımdan hiçbir zaman sabah uyandığımda bugün işe gideceğim diye uyanmadım. Yaptığım iş benim için iş olmaktan ziyade bir yaşam tarzım. Sabah uyandığımda ben hayatıma devam ediyor olurum, harika muhteşem bir sabaha uyandım diye düşünürüm. Sanırım işimi bu kadar severek yaptığım için çok şanslıyım. Bu bakış açısı mutluluğu da beraberinde getiriyor. Siz mutlu olduğunuzda çevrenizdeki herkes mutlu oluyor. İşte benim yaşam felsefem tam olara bu, kendimi ve etrafımdakileri mutlu etmek istiyorum. Gerisi devamında geliyor… Hedeflerim her ne konuda olursa olsun, ister iş ister özel hayat; çevremdeki herkesle birlikte hedeflerime ulaşmak ve başarılarımı birlikte kutlamak istiyorum. Benim için paylaşmak o kadar önemli ki hayata dair tüm deneyimlerimi sevdiklerimle paylaşabiliyor olmayı hedefliyorum.

RESİMALTI

Misafirler isterlerse otelin bünyesinde bulunan Rolls Royce’u kiralayabiliyor.

Aslına uygun olarak inşa edilen Shangri-La’nın binası Mimar Victor Adaman tarafından 1929 yılında inşa edilmiş. 75 yıl hizmet verdikten sonra mülkiyeti değişmiş ve bir süre Tütün Deposu olarak kullanılmış.

Otelin odaları Asya mimarisinin yalın çizgileri modernize edilerek dekore edilmiş.