Lüks otomobiller Paris’te otomobil tutkunlarının beğenisine sunuldu…

MARKALARIN SON MODEL OTOMOBİLLERİNDE İLKLERİ DENEDİKLERİ DE GÖZDEN KAÇMADI…

Sonbaharın en önemli olaylarından biri hiç kuşkusuz Paris Otomobil Fuarı oldu. Otomobil üreticileri gelecek yılın modellerini fuarda sergiledi. Hepsi birbirinden özel bu otomobiller içinde lüks markalar dikkatleri üzerlerinde topladı. İşte altı markanın 2017’ye damgasını vuracak modelleri…

Lexus
LC 500
Lexus Paris’te LC 500’ü sergiledi. 2012 yılında gösterilen LF-FC konseptinin neredeyse aynen üretim versiyonuna aktarıldığı LC 500, tasarım özellikleriyle ve teknolojisiyle ön plana çıkıyor. LC 500’de hibrit motor ve benzinli motor olmak üzere iki versiyon bulunacak. LC 500h ve LC 500 önümüzdeki yıldan itibaren dünyada ve Türkiye’de aynı anda satışa sunulacak.
Yeni Lexus LC 500, mühendislik ve tasarım ekiplerinin büyük bir uyum içerisinde çalışması sayesinde sıra dışı özelliklere sahip oldu. LC 500, aerodinamik tasarımını, karbon fiber tavan ve yola oturan alçak ve geniş bir duruşla tamamlıyor.Ön tarafta Lexus’un kendine özgü ön panjuru dikkat çekerken, üçlü LED farlarda otomotiv endüstrisinin en ince projektörleri birlikte tasarlandı. Arkada da aracın çekici tasarımı, çok katmanlı stop lambalarıyla eşsiz bir görüntü oluşturuyor. 4 kişilik oturma kapasitesiyle LC 500 4,760 mm uzunluğa, 1,920 mm genişliğe, 1,345 mm yüksekliğe ve 2,870 mm dingil mesafesine sahip.
Lexus LC 500 yüksek devirlere ulaşabilen RC F ve GS F’de yer alan 5.0 litre V8 motoru kullanıyor. Bu atmosferik V8 motor, hem akıcı ve direkt tepkileri olduğu için hem de etkileyici bir sese sahip olduğu için tercih edildi. Tamamen alüminyum V8 motor 473 HP güç ve 527 Nm tork üretiyor. Lüks otomobilde bir ilk olan yeni geliştirilmiş 10 ileri otomatik şanzımanı kullanan LC 500’ün 100 km/s’ye 4.5 saniyenin altında ulaşıyor. LC 500h’de güçlü bir elektrik motoru, lityum iyon yeni batarya ve 3.5 litre V6 benzinli motor yer alıyor. Elektrik motorunun yüksek torku, gaz pedalına basıldığı anda doğrudan hissediliyor. Bu sayede konvansiyonel bir benzinli motorlu aracın vermiş olduğu tepkileri verebiliyor. LC500h’in 100 km/s hızlanması ise 5 saniyenin altına inerek dikkat çekiyor. Yeni LC500h’da yer alan Multi Stage Hybrid Sistemi, performans otomobilleri için özel olarak tasarlanmış hibrit güç ünitesinin yeni jenerasyonunu temsil ediyor.

Audi Q5
Audi Prologue çizgilerini taşıyor
Audi’nin SUV segmentte en önemli temsilcilerinden biri olan Q5, ilk kez Paris fuarında Audi tutkunlarının beğenisine sunuldu. İlk kez 2009 yılında satışa sunulan Q5, kullanıcıların da büyük ilgisini gördü. Q5’in, yeni nesli , Audi’nin yeni tasarım dili olan Audi Prologue çizgilerini taşıyor ve daha keskin ve agresif bir görünümle segmentindeki başarıyı sürdürmeyi hedefliyor.
Bir önceki nesilden 90 kilo daha hafif ve 27 HP daha güçlü olan Yeni Audi Q5, 2.0 TDI 190 HP, 2.0 TFSI 252 HP motor seçenekleri, quattro çekiş sistemi ve Stronic şanzıman ile satın alınabiliyor. Q5’in, sportif kardeşi SQ5 ise 354 HP güç üreten 3.0 TDI quattro motora sahip. Yeni Q5, Çarpışma Önleme (Collision Avoidance Assist ), Dönüş (Turn Assist), Trafik (Traffic Jam assist) gibi güvenlik asistanlarını da barındırıyor. İç hacmi büyüyen ve 10 litre daha geniş bagajıyla, kullanıcılara daha konforlu bir sürüş sunan Yeni Q5, eğlence ve bilgi sistemleriyle kullanıcıların modern hayatın imkanlarından da araç içinde de yararlanmasını sağlıyor.
Audi, Paris Fuarı’nda, ayrıca kompakt SUV modeli Q3’ün sportif ve dinamik RS teknolojisi ile birleşimi olan RS Q3’ü, daha önce coupe versiyonunu tanıttığı A5/S5’in dört kapılı versiyonu A5/S5 Sportback’i ve A3 Sedan modelinin, en sportif versiyonu olan RS 3 Sedan’ı da ilk kez beğeniye sunuyor.

Bentley Flying Spur W12 S

Daha hızlı

Bentley’in 325 km/s maksimum hızı geçen ilk dört kapılı otomobili Flying Spur W12 S, daha fazla güç, tork ve tepki almak isteyen kullanıcılara daha sportif bir deneyim sunuyor.
Flying Spur W12 S’de yeni ve iyileştirilmiş dinamik yeteneklerin de izlerini taşıyan bir dizi koyu tarz unsuru yer alıyor. Beluga parlak radyatör ızgarası ve aydınlık çerçevesi, arka difüzör ve opsiyonel karbon elyafı kaplama gibi bir dizi siyah renkli ayrıntı bu modele, güçlendirilmiş performansıyla uyum gösterecek şekilde daha dramatik ve amaca uygun bir görünüm kazandırıyor.
Flying Spur W12 S, 6.0 litrelik, çift turbo W12 motorundan daha yüksek güç ve tork üretimi sunuyor. Hassas kalibrasyon ve ayarlama sayesinde, daha dinamik bir sürüş için motor gücü 625 HP’den 635 HP’ye, tork da 800 Nm’den 820 Nm’ye yükseltildi. Yalnızca 2.200 d/d’den itibaren maksimum tork devreye giriyor. Güçte meydana gelen artış, Flying Spur W12 S’in 325 km/s maksimum hıza ulaşmasını sağlıyor. Böylece 325 km/s sınırını aşan ilk dört kapılı Bentley, 0-100 km/s hızlanmasını 4,5 saniyede tamamlıyor. Modern Bentley geleneğinde, gücün yola aktarımı, her türlü yol ve hava koşulunda kendinden emin ve etkileşim sağlayan bir sürüş deneyimi için 40:60 arka ağırlıklı tork bölünmesine sahip dört çeker sürüş sistemiyle yapılıyor.
Güç düzeyinde yapılan bu iyileştirmeleri tamamlayan bir diğer özellik olan Flying Spur W12 S için yeni tepkisel süspansiyon ayarı da yol tutuşu iyileştiriyor ve daha fazla çekiş gücü sağlıyor. Ayrıca, opsiyonel karbon seramik frenler de kırmızı veya siyah boyalı kaliperlerle birlikte sunuluyor.
Flying Spur W12 S’te, 21 inç 7 kollu, yeni parlak siyah renkle boyanmış veya yeni ya parlak siyah ya da koyu boyaya sahip yeni opsiyonel 21inç beş kollu jantlarla birlikte geliyor.
Flying Spur W12 S’in iç mekanında da sportif lüks estetiği zenginleştirecek şekilde tasarlanan tarz unsurları ve daha geniş renk skalası, yeni şerit dokunuşlar ve benzersiz dikişler de yer alıyor.
Yeni standart iç mekanda, şerit ve gövde raylarında bu modele özel siyah “engine-spin” cila (saten karbon elyafı cila opsiyonel), tezat ya da kör dikişlere sahip W12 S başlık amblemleri, ön ve arkada W12 S isim plakaları ve diğer modellerde yalnızca opsiyonel olarak sunulan üç kollu Sport Plus direksiyon ve tırtıklı vites değiştirme kolları da bulunuyor.

Ferrari GTC4Lusso T

Sportif ve çok yönlü

Ferrari, GTC4Lusso’nun V8 turbo motorlu versiyonu olan GTC4 Lusso T’yi ilk kez Paris Otomobil Fuarı’nda tanıttı. Markanın tarihindeki V8 turbo beslemeli motora sahip ilk dört koltuklu spor otomobil olan GTC4Lusso T, otomobilini günlük olarak kullanırken, aynı zamanda sportiflik ve çok yönlülük arayan Ferrari kullanıcılarını hedefliyor. Kaputunun altında 2016 Engine of The Year/ Uluslararası Yılın Motoru ödülünü kazanan 3.9 litrelik turbo beslemeli Ferrari motorunun görev yaptığı GTC4Lusso T, 0-100 km/s hızlanmasını 3.5 saniyede gerçekleştirerek 320 km/s’lik son hıza erişiyor.
Boş ağırlığı 1740 kg. olan turbo şarjlı GTC4Lusso T, zarafet, konfor ve sportifliğin yanı sıra arkadan itişli, dört tekerlekten yönlendirmeli (4WS) ve toplamda daha da hafifletilen gövdenin ağırlık dağılımı 46:54 oranında arkaya yönlendirilmiş olan kombinasyonu sayesinde kullanıcısına heyecan verici sürüş dinamikleri sunuyor. Ferrari GTC4Lusso T’nin, 610 HP’lik V8 turbo motoru maksimum gücünü 7.500 d/d’de verirken, 760 Nm torku ise 3.000-5.250 d/d aralığında kesintisiz olarak sunuyor.
V8 turbo motorun karakteristikleri şehir içindeki günlük kullanımlara uyum sağlarken, düşük devirlerde sessiz bir sürüş ama hızlanmalarda zengin ve güçlü bir ses, düşük devirlerde çok hızlı gaz tepkisi ve devirlenme, değişken tork yönetimi ve düşük yakıt tüketimi ile mükemmel bir menzili aynı anda sunuyor.
GTC4Lusso T’nin dinamik kontrol sistemleri, komutlara hızla yanıt vermesiyle de fark yaratıyor. Özellikle Yanal Kayma Kontrolü (SSC3) özelliği ile birleştirilmiş 4WS (arka tekerlekten yönlendirme) sistemi, arka tekerlek açısının ön tekerlekleri takip etmesi sayesinde virajlarda ve sert dönüş açılarında direksiyonun daha hızlı tepki vermesini sağlıyor.
Değişken Turbo Yüklemesi Kontrolü (Variable Boost Management – VBM) sayesinde, otomobilin doğrusal hızlanması özellikle düşük hızlarda daha da geliştirilirken, sıfır gaz pedalı gecikmesi bu performansı daha da ön plana çıkarıyor. VBM sisteminin kullandığı değişken tork eğrileri mantığı, 3’ten 7’ye kadar her viteste motor devri ile beraber motorun ürettiği torku da artırarak son derece canlı ve heyecan verici bir hızlanma sağlıyor.

Ferrari GTC4Lusso T, ‘fastback’ tarzı silueti ile aerodinamik ve konik yapılı ‘coupe’ formlu tasarıma sahip olmasıyla da dikkatleri topluyor. Kabini, sürücü ve yolcunun ortak sürüş deneyimini artırmak adına özel olarak “Çift Kokpit” şeklinde tasarlanmış olan GTC4Lusso T ayrıca 10.25 “HD kapasitif dokunmatik ekranlı bilgi-eğlence sistemine sahip.

Infiniti
Yenilikler sergilendi

Infiniti, Paris Otomobil Fuarı’nda son dönemde hazırladığı yenilikleri sergiledi. Infiniti, dünyanın ilk değişken kompresyon (Sıkıştırma) oranına sahip ve şimdiye kadar yaratılmış en gelişmiş içten yanmalı motor olan VC-Turbo’yu (Değişken Kompresyon-Turbo besleme) tanıttı. Infiniti, Paris’te ayrıca, SUV modellerindeki yeni nesil tasarım anlayışının yansıtıldığı QX Sport Inspiration’ı fuara özel bir versiyonla Avrupa ile buluşturdu.
20 yıldan uzun süren geliştirme çalışmaları sonucunda, Infiniti’nin 4 silindirli 2.0 litrelik turbo beslemeli benzinli VC-Turbo motoru, içten yanmalı güç aktarım mekanizması teknolojisinde büyük bir yenilik sunuyor. Sabit bir kompresyon (Sıkıştırma) oranıyla sınırlı kalmak zorunda olunmayan bu motor teknolojisi sayesinde, kompresyon oranı 8:1 (yüksek performans için) ve 14:1 (yüksek verimlilik için) arasında değişiklik gösteriyor. Kendini dönüştürebilme ve piston alanı yüksekliğini kusursuz şekilde azaltıp yükseltebilme yeteneğine sahip bu motorlar sayesinde sürüş durumunun gerektirdiklerine göre en yüksek seviyede oran otomatik olarak uygulanabiliyor.VC-Turbo teknolojisi, belirgin şekilde azaltılmış yakıt tüketimi, emisyonlar, ses ve titreşim seviyeleri gibi özellikleri de içeren birçok fayda sunmakla birlikte, karşılaştırılabilir geleneksel motorlardan daha kompakt ve hafif yapısıyla dikkat çekiyor. VC-Turbo motorun 2018 yılında yollara çıkması öngörülüyor.
Infiniti’nin ilk olarak Nisan 2016’da Pekin Otomobil Fuarı’nda tanıttığı QX Sport Inspiration, Paris Otomobil Fuarı’na özel, geliştirilmiş bir versiyonuyla tanıtıldı. Infiniti’nin gelecek nesil, seçkin orta boy SUV sınıfı araçlarıyla ilgili vizyonunu ortaya koyan QX Sport Inspiration, havada asılı duran A sütunları, “yeni ay kesimli” C sütunu, “insan bakışlı” farları ve yan aynaların yerine kullanılan kameralar gibi detaylarıyla dikkat çekiyor. Pekin’de sergilenen araçtan farklı olarak, daha keskin bir radyatör ızgarasını barındıran tasarıma ek olarak daha derin bakışlı farlar ve krom detaylar bu konseptte tercih ediliyor.
QX Sport Inspiration, “Sürücü Odaklı-Yolcuları Düşünen” iç mekan felsefesiyle tüm konuklarının ihtiyaçlarını eşit şekilde karşılıyor. Derin Kahverengi’nin yoğun olarak kullanıldığı kabinde, orta konsol üzerindeki infotainment sistemi Infiniti’nin yakın gelecekte seri üretim araçlardaki navigasyon, iletişim, ses ve güvenlik teknolojilerine dair ipuçlarını barındırıyor.

Mercedes-Benz
“E-mobilite” teması

Mercedes-Benz, EQ ile yeni bir elektrikli otomobil markası hayata geçiriyor. Elektrikli otomobillerin geleceğine bakış açısını gözler önüne seren EQ ‘Electric Intelligence’ bünyesinde; ürün, hizmet, teknoloji ve yenilikçi çözümleri barındıran bir ekosistem sunuyor. Generation EQ, SUV genlerini dinamik coupe karakteriyle harmanlarken arka kısımda Shooting Brake esintilerini de sergiliyor. Akıcı hatlara sahip alçak ve uzun siluetiyle dikkat çeken araç, parlak siyah motor kaputu, ön camı ve koyu renk panoramik cam tavanıyla gümüş gövde rengiyle kontrast oluşturuyor. Geniş omuzlu gövde kadar 21 inçlik alaşım jantlar da dinamik görünümü destekliyor. Dinamik tasarımlı gövdenin altında iki adet elektrik motoru yer alıyor. Motorlar en güçlü versiyonda toplam 300 kW (408 BG) Ssistem gücü ve 700 Nm tork üretirken sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi güvenli ve dinamik sürüş özelliklerini beraberinde getiriyor. Generation EQ, söz konusu güç ve tork değerleriyle 0-100 km/s hızlanmasını 5 saniyenin altında tamamlıyor. İki aksın arasında araç zemininde gizlenen 70 kWh kapasiteli lityum-iyon bataryalar 500 km’ye varan bir menzil sunuyor.
Yeni elektrikli smart: Sıfır emisyonlu sürüş keyfi sadece smart fortwo coupé ve smart fortwo cabrio modellerinde değil, aynı zamanda ilk kez dört koltuklu smart forfour modelinde de kullanıma sunuluyor. Böylece smart bütün ürün gamını benzinli motorların yanı sıra elektrikli motorlu olarak da sunan tek marka olarak öne çıkıyor.
Yeni E-Serisi All Terrain: Sedan ve Estate versiyonlarının yanı sıra aileye eklenen yeni E-Serisi All Terrain modelinin ilk gösterimi 2016 Paris Otomobil Fuarı’nda yapıldı. Arazi sürüşü odaklı tasarım detaylarıyla E-Serisi ürün gamını tamamlayan All Terrain güçlü ve sağlam bir görünüm sunarken, aynı zamanda Estate modelinden de ayrışıyor.
Yeni Mercedes-AMG GT modeli: Mercedes-AMG GT ailesinin yeni üyesi Mercedes-AMG GT R da fuarda sergilenen araçlar arasındaydı. Daha da sportifleşen tasarımı ile yeni Mercedes-AMG GT R, fuarın en ilgi çekici modelleri arasında yerini aldı.

Porsche
Panamera 4 E-Hybrid

Porsche Paris Otomobil Fuarı’nda Panamera serisinin dördüncü modeli olan 4 çeker çekiş sistemli ve 50 kilometre elektrikli sürüş menziline sahip Panamera 4 E-Hybrid’i tanıtıyor. 462 HP güç üreten plug-in hybrid motorlu otomobil, 100 kilometrede sadece 2,5 litre yakıt tüketiyor. Yeni Porsche plug-in hibrit, her zaman önce tamamen elektrikli sürüşte çalışmaya başlıyor ve saatte azami 140 kilometre ile 50 kilometre mesafeye kadar da sıfır emisyonlu bir otomobil olarak yola devam ediyor. Dört çeker sürüş sistemine sahip Panamera 4 E-Hybrid, saatte 278 kilometre azami hıza ulaşıyor ve sabit 700 Nm çekiş üretiyor. Kalkıştan saatte 100 kilometre hıza ise sadece 4,6 saniyede ulaşıyor. 918 Spyder’da olduğu gibi, Panamera 4 E-Hybrid’in 136 hp güç ve 400 Nm tork üreten elektrikli motorunun gücü, sürücünün gaz pedalına dokunmasıyla birlikte devreye giriyor.
918 Spyder’da olduğu gibi, elektrikli motor, her zaman ek güç sağlamaya hazır bulunuyor. Bu, yeni 2,9 litre V6 çift turbo motorun performans özellikleriyle birlikte, elektrikli motor ve turbo şarjlar ile birlikte etkileyici bir güç artırma senaryosu ortaya çıkarıyor. Panamera 4 E-Hybrid’de ayrıca otomobilin azami hızında da elektrik enerjisi kullanılıyor. Porsche’de daha fazla güç, daha yüksek sürüş keyfi, daha düşük yakıt tüketimi anlamına gelen bu yeni “E-Performans” türü, geleceğin de performans paketi olarak görülüyor. Elektrikli motor, gücünü sıvı soğutmalı lityum iyon bataryadan alıyor. Bataryanın (bagaj bölmesinin zeminin altına yerleştirilen) enerji içeriğinin 9,4’ten 14,1 kWh’ye yükseltilmesine karşın ağırlığı ise aynı kaldı. Yüksek voltaja sahip bu bataryanın 230-V, 10-A bağlantı ile tamamen şarj olması yalnızca 6 saat sürüyor.
Panamera 4 e-Hybrid’te bir diğer öne çıkan özellik de dokunmatik paneller ve tek tek ayarlanabilir ekranlara sahip standart Porsche Advanced Cockpit biçimindeki yeni tasarlanan ekran ve kontrol konsepti. Analog motor devir göstergesinin her iki yanında yer alan yedi inçlik ekranlar, interaktif kokpiti oluşturuyor ve model serisindeki diğer versiyonların aksine Panamera 4 E-Hybrid’de hibrit çalışmaya özel geliştirilmiş bir güç göstergesi de yer alıyor. Hibrite özel geliştirilen ekranların sezgisel çalışma ilkesi, Porsche 918 Spyder süper spor otomobilde kullanılanla benzerlikler taşıyor. Güç göstergesinde o anda kullanılan ve geri kazanım yoluyla elde edilen elektrik enerjisinin miktarı gibi veriler gösteriliyor.

Dergimiz her ayın ilk haftası Türk Telekom Dergilik, D&R, Remzi Kitabevi ve tüm seçkin marketlerde…