Farklı disiplinlere ve bakış açılarına yer vermeyi hedefleyen Lenzart space’in açılış sergisi “Büyüsü Bozulmuş Dünya”, 15 Ekim’de Derya Yücel küratörlüğünde izleyiciyle buluştu. 12 sanatçının eserlerini bir araya getiren sergi, mitlerin, kadim sembollerin ve ritüel düşüncenin çağdaş dünyadaki izlerini farklı varoluş biçimleri, hafıza, dönüşüm ve yeniden büyülenme kavramları üzerinden ele alıyor.
Sanatçılar: Kezban Arca Batıbeki, Hilal Can, CANAN, Okyanus Çağrı Çamcı, Hande Dilaver, Bawer Doğanay, Nazlı Gürlek Hodder, Betül Özkan, Pinprick, Ali Şentürk, Ayşenur Şentürk, Serpil Yeter

“Büyüsü Bozulmuş Dünya”, kadim anlatıların, mitlerin, sembollerin ve ritüel düşüncenin çağdaş sanatta yeniden belirişine odaklanıyor. Buradaki geri dönüş, geçmişe duyulan doğrusal bir özlem ya da kaybolmuş bir kutsal çağın onarılması anlamına gelmiyor. Sanatçıların bu imgeleri bugünün krizleri içinden geçirerek dönüştürme, tersyüz etme ve yeni ilişkiler içinde kurma biçimlerine bakıyor. Yılan, kuş, su, taş, bitki, göz, elma, melez beden, yeraltı, şifa ve yeniden doğuş gibi farklı kültürlerde karşılık bulan imgeler, sabit anlamlarından çözülerek güncel deneyimlerle temas ediyor.

Sergide animizm, doğaya romantik bir biçimde “ruh atfetme” düşüncesinden çok, insanı çevresindeki canlılar, nesneler ve görünmeyen güçlerle birlikte düşünmeye açılan bir yaklaşım olarak ele alınıyor. Doğa burada edilgen bir manzara değil, insanların, hayvanların, bitkilerin, minerallerin, suların ve nesnelerin birbirine temas ettiği canlı bir ilişkiler alanıdır. Bu yaklaşım, kadim düşünce biçimlerini bugüne taşıyarak insan merkezli bakışı sorgular ve farklı varoluşlar arasında yakınlık ile karşılıklılık kurmanın imkânlarını araştırır.

“Büyüsü Bozulmuş Dünya”, sanatın kaybolmuş kutsallığı geri getirebileceği iddiasını taşımaz. Sanatın açtığı alan, dünyanın tümüyle açıklanmış ve tüketilmiş olduğu düşüncesini bir süreliğine askıya alır. Sergi, gizemin, sezginin, hayal gücünün ve başka bilme biçimlerinin güncel yaşamdaki yerini araştırırken izleyiciyi dünyayla kurduğu ilişkiye yeniden bakmaya çağırır. Yeniden büyülenme burada bir kaçış değil, dünyayı farklı varlıklar, hafızalar ve gelecek ihtimalleri arasında yeniden ilişkilendirme pratiğidir.
Sergi 29 Kasım 2026’ya dek ziyaret edilebilecek.

