“Mergen” ile Bankacılık Kumandaya Taşınıyor

Gayrimenkulden finteche uzanan bir genişleme hikâyesi… Tulpar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Çavuş, “Televizyon büyük bir dijital platforma dönüşecek” diyerek ‘Mergen’ hamlesiyle bankacılıkta yeni bir kategori alanı açıyor.

İnşaat sektöründe üç kuşaklık bir geçmişten gelen Erkut Çavuş, klasik müteahhitlik modeline alternatif olarak geliştirdiği kooperatif yaklaşımıyla yola çıktı. Bugün ise bu deneyimi gayrimenkul, finans ve teknolojiyi aynı çatı altında buluşturan daha geniş bir yapıya taşıyor. Erişilebilir konut üretiminden dijital finans platformlarına uzanan bu model, tüm sistemi yeniden kurgulama iddiası taşıyor. Çavuş’un geliştirdiği bu çok katmanlı yaklaşım, bugün Tulpar Holding çatısı altında entegre bir ekosistem olarak devam ediyor ve sektörün alışılmış dinamiklerini yeniden düşünmeye davet ediyor. Kumandaya taşınan bankacılık fikriyle dikkat çeken bu yaklaşımın arkasındaki yolculuğu ve Tulpar Holding’in gelecek vizyonunu konuşmak üzere Tulpar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Çavuş ile bir araya geldik.

Bir Fikirden Ödüllü Bir Modele
“İstanbul Havalimanı’nın taşınma süreciyle birlikte bölgeye olan ilgi hızla artıyordu. O dönemde pilotaj eğitimi alıyor, havacılığın içinden biri olarak bu dönüşümü yakından gözlemliyordum. Aynı süreçte kooperatifçilik modelini derinlemesine tanıma fırsatı buldum. Artan konut ihtiyacına daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir çözüm sunabileceğini fark ettim. 2016 yılında çoğunluğu Türk Hava Yolları çalışanlarından oluşan yedi kişilik bir ekiple ilk kooperatifimizi kurduk. ‘Tayyare Evleri’ modelinden ilham alarak kooperatifimizi Havakent adıyla yapılandırdık. Arnavutköy bölgesinde, imarlı bir arazi üzerinde 144 konutluk ilk projemizi hayata geçirerek başarıyla tamamladık. Aynı bölgede yeni projeler geliştirmeye devam ettik. Enerji verimliliği, rüzgâr yönlendirmesi, gri su geri dönüşüm sistemleri gibi uygulamaları projelerimize entegre ettik. Bu yaklaşımımız uluslararası alanda da karşılık buldu. Londra’da düzenlenen European Property Awards’ta ‘Architecture Multiple Residence Turkey’ kategorisinde ödül kazandık ve bu ödülü alan ilk kooperatif olduk.” 

“Bir mahalle kuruyoruz”
Normal projeler yapanlarla aranızdaki temel fark nedir? Çavuş bu soruyu, “Sadece konut üretmiyoruz, bir mahalle kuruyoruz” sözleriyle yanıtlıyor. “Klasik müteahhitlik modelinde geliştirici, projenin üzerine kâr koyarak satış yapmak zorunda. Bizim yapımızda ise sermaye doğrudan ortaklara ait. Herkes kendi konutunun maliyetine ortak olur. Bu da daha erişilebilir ve şeffaf bir sistem sağlıyor. İnsanlar, inşaatın gerçekten ilerleyip ilerlemediğini görmek istiyor. Bu nedenle projelerimizde 24 saat canlı yayın yaparak süreci tamamen görünür kılıyoruz. Bir geliştirici gibi değil, kooperatifin seçilmiş bir yöneticisi olarak hareket ediyorum” diyerek modelin katılımcı yapısının altını çiziyor.

Mortgage ve Finansman Çıkmazı
Çavuş’a göre kooperatif sisteminin geçmişte zayıflamasının temel nedeni 2000’li yıllarda mortgage sisteminin devreye girmesiyle yaşandı. Bu süreçte hem üreticinin hem de tüketicinin yön değiştirdiğini belirten Çavuş, konut alımının giderek banka kredilerine dayalı bir yapıya evrildiğini ve kooperatif modelinin geri planda kaldığını ifade ediyor. Denetim eksikliğinin de sistem üzerinde belirleyici olduğunu vurgulayarak, “İnsan korktuğu şeyden ne yapar? Kaçar. Bazı kooperatiflerde “bu gelirler nereye gidiyor” sorusunun net bir cevabı yoktu. Hesap verebilirlik zayıf olunca sistem suistimale açık hale geldi ve güven kaybı oluştu. Bugün gelinen noktada ise ihtiyaç yeniden kendini gösterdi. Mevcut sistemle konut üretmek ve erişilebilir fiyatlar sunmak giderek zorlaştı. Ancak sürdürülebilir olması için üç temel unsur gerekli. Sağlam üretim, doğru finansman ve güçlü organizasyon. En kritik konu ise finansman. Bankaların bu yapıya daha fazla dahil olması ve kooperatiflere özel kredi modelleri geliştirmeli. Bugün ise hem finansmana erişimde hem de mevzuat tarafında ciddi engeller var. Bu nedenle model potansiyeline ulaşamıyor” diyerek özellikle finansman tarafına dikkat çekiyor.

Sektördeki bu tabloyu yalnızca bir eleştiri olarak değil, aynı zamanda bir çıkış noktası olarak gördüğünü anlatan Çavuş, bu nedenle farklı bir model arayışına yöneldiğini söylüyor. Kooperatif yapısıyla başlayan bu yaklaşımın zamanla daha geniş bir çerçeveye evrildiğini belirten Çavuş, bugün aynı vizyonu Tulpar Holding çatısı altında sürdürdüklerini ifade ediyor. Gayrimenkul, finans ve teknolojiyi bir araya getiren bu yapı, konut üretimini yalnızca inşaatla sınırlı olmayan, daha bütüncül bir sistem olarak ele alıyor.

Bankacılık Yeniden Tanımlanıyor
“Konut üretiminin yalnızca inşaatla değil, finansla birlikte anlam kazandığına inanıyorum. Bu bakışla Tulpar Holding altında faaliyetlerimizi daha bütüncül bir yapıya taşıdık ve teknoloji odaklı bir ekip kurduk. Bugün bankacılık işlemlerinin büyük bölümü dijital kanallar üzerinden gerçekleşmesine rağmen, fiziksel bankacılık hâlâ yüksek maliyetler üretmeye devam ediyor. Bir şube açmanın maliyeti yaklaşık 2 milyon dolar seviyesinde. Üstelik aylık operasyonel giderler de yüz binlerce doları bulabiliyor. Dijital sistemlerde bu maliyetler dramatik biçimde düşüyor. Bu noktada fintech’i bir ürün değil, bir finansal işletim sistemi olarak ele aldım. Bu vizyonla Mergen Dijital’i kurduk. ‘Mergen’, Türk mitolojisinde aklı temsil ediyor. Tüm teknolojik altyapıyı ise kurduğumuz yazılım şirketi Üren bünyesinde geliştiriyoruz. Bugün Mergen Dijital üzerinden kullanıcılar, uygulamayı indirerek Amerika fonlarına, TEFAS fonlarına ve Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerine kolayca yatırım yapabiliyor. Bu yapı kapsamında konumlandırdığımız CVS Portföy ile yatırımcıların farklı varlık sınıflarına erişimini sadeleştiren, entegre bir finansal ekosistem oluşturduk. Bu platformu geliştirirken hedefimiz, uçtan uca çalışan bütünleşik bir finansal ekosistem kurmaktı. Bu doğrultuda farklı teknoloji yatırımlarına da yöneldik. Örneğin, Kahramanmaraş merkezli bir girişimin geliştirdiği yapay zekâ tabanlı dil modeli Mektup’a ortak olduk. Gerçek zamanlı çeviri ve veri işleme kabiliyetiyle bu yapı, geliştirdiğimiz ekosistemin teknolojik gücünü destekleyen önemli bir bileşen haline geldi. Bu yatırımın en kritik tarafı altyapıydı. Özellikle Nvidia çiplerine erişim, veri merkezi ve yapay zekâ altyapısı kurma hedefimiz açısından önemli bir avantaj sağladı. Bugün dijital bankacılıkta güçlü bir veri merkezi ve kendi yapay zekâ modeline sahip olmak artık temel gereklilik. Biz de bu doğrultuda; para transferinden yatırıma, sigortadan günlük finans yönetimine kadar tüm hizmetleri tek bir platformda sunan entegre bir yapı kurmayı hedefledik.”

“Yeni kategori açıyoruz,
kumandada banka dönemi başlıyor”
“Mergen Dijital kendi ihtiyacımdan doğdu. Sürekli telefondan bankacılık yapmak ve uygulamalar arasında geçiş yapmak yorucu hale geliyor. Finansal hizmetleri daha erişilebilir kılmak gerekiyor ve televizyon bu noktada en güçlü araçlardan biri. Çünkü artık televizyon büyük bir dijital platforma dönüşüyor. Yeni bir kategori açıyoruz: kumandadaki banka şubesi. Kullanıcı tek tuşla yatırımını görebilecek, hem de yapay zekâ destekli bilgiler alabilecek. Örneğin Ereğli Demir Çelik’te ne oluyor, piyasada ne değişiyor, bunları anlık takip edebilecek. Hatta kullanıcı bir yandan Galatasaray maçını izlerken ekranda bir pop-up çıkacak: “İlgili hisseyi almak ister misiniz?” İsterse anında işlem yapabilecek.Smart TV üzerinden sadece yüzde 1 kullanıcıya ulaşsak yaklaşık 200 bin kullanıcıya erişiyoruz. Hane başına ortalama 3 kişi düşündüğümüzde bu sayı 800 bin kişilik bir etkiye çıkıyor. Bu yüzden “kumandadaki banka” fikrine odaklandık. Kullanıcı tek tuşla yatırımını görebilecek, hisse alıp satabilecek ve finansal işlemlerini yönetebilecek. Bugün kumandalarda Netflix, YouTube, Disney gibi platformların özel tuşları var; neden finansal işlemler için de bir tuş olmasın? Kumandada yer almak, aslında doğrudan kullanıcı alışkanlığına girmek anlamına geliyor.”

“Kumandada bir Mergen tuşu olacak”
“Altyapı tarafındaki riskleri gördüğümüzde süreci şansa bırakmadık ve Yaz Bilgi İşlemleri ile 5 yıllık bir anlaşma yaptık. Bu model kapsamında tüm teknik süreçler karşı tarafça yürütülürken, geliştirilen yapı sürenin sonunda tamamen Mergen’e devredilecek. Bu model, Türkiye’de bu ölçekte kurulan ilk iş birliklerinden biri oldu. Bugün askeri seviyede güvenliğe sahip, modüler bir çekirdek sistem geliştiriyoruz. Sigorta ve bankacılık tarafında güçlü kurumlarla entegre çalışan bir yapı kuruyoruz. Tüm hizmetleri tek bir arayüzde birleştirerek farklı platformlara taşımayı hedefliyoruz. Asıl amacımız ise yatırım tarafında sınırları kaldırmak. Bugün Kore’de yaklaşık 8 milyon, Türkiye’de ise 5 milyon bireysel yatırımcı var. Çünkü piyasalarda gerçek gücü bireysel yatırımcı oluşturuyor; güven oluştuğunda sistem kendiliğinden büyüyor. Bugün Windows’u Windows yapan şey IBM ile yaptığı dağıtım gücüydü. Yani mesele sadece ürünü yapmak değil, onu doğru kanal üzerinden dağıtabilmek. Avrupa tarafında lisans sürecini farklı şekilde ilerletiyoruz. Malta üzerinden Avrupa lisansı almayı planlarken, İngiltere’de de ayrı bir lisans süreci yürütüyoruz.

Dergimiz her ayın ilk haftası Türk Telekom Dergilik, D&R, Remzi Kitabevi ve tüm seçkin marketlerde…